Bir noktada durup sorduk.
Yaptığımız şey, hizmet etmek istediğimiz dünya mıydı?
Cevap netleştiğinde, yolumuzu değiştirmemiz gerektiğini anladık.
Rara’nın dönüşümü burada başladı.
Hayvanların acı çektiği bir sisteme ait olmak istemedik.
Bu bir suçlama değil.
Bir fark ediş.
Bir ürün güzel olabilir, kaliteli olabilir.
Ama ardında acı varsa, bizim için eksik kalır.
Bu yüzden başka bir yol aramaya başladık.
Daha Derin
Tür ayrımı yapmadan bakıyoruz.
Biz dünyayı yalnızca insan merkezli okumuyoruz.
Her canlının bu ekosistemde bir yeri olduğunu biliyoruz.
Toprak, su, hayvanlar, insanlar.
Birini görmezden geldiğimizde, denge bozuluyor.
Ekosistemi bir bütün olarak algılıyoruz.
Parça parça değil.
Malzemeye Geldiğinde
Her vegan deri aynı değil.
Bu yüzden biz de her sunulanı kullanmıyoruz.
Seçiyoruz.
Araştırarak, deneyerek, bazen vazgeçerek.
Evet, bazı materyallerde PU var.
Bunu gizlemiyoruz.
Çünkü tek bir bileşen, hikayenin tamamını anlatmaz.
Biz toplam etkiye bakıyoruz.
Bir Tık Daha Aşağı
Neye baktığımız önemli.
Hayvansal deriye kıyasla
daha az su tüketen,
daha az kimyasal kullanılan,
hayvanları sürecin tamamen dışında bırakan
alternatifleri tercih ediyoruz.
Aynı zamanda daha iyisini aramaya devam ediyoruz.
Bio-PU oranı yüksek,
bitki bazlı bileşenlerle geliştirilen
yeni nesil materyallerle çalışıyoruz.
Derinlik
Bu bir “en doğrusunu bulduk” hikayesi değil.
Bu bir öğrenme süreci.
Her koleksiyonda biraz daha bilinçli olma çabası.
Mükemmel değiliz.
Ama dikkatliyiz.
En Alt
Bizim için sürdürülebilirlik.
Bir etiket değil.
Bir düşünme biçimi.
Atığı yeniden düşünmek.
Kaynağı zorlamamak.
Hayvanların acı çekmediği bir sistemin parçası olmak.
Rara’nın yolu.
Daha şefkatli bir sistem kurma denemesi.
Hatasız değil, ama sorumluluk alan.
Bu yolculuk, daha iyisini aramaya devam ediyor.
Rara’nın yolu.
Daha bilinçli tasarlamak.
Daha az iz bırakmak.
Hayvanların acı çekmediği bir dünya için.